ANA SAYFA KURUMSAL UZMANLAR ▼ HİZMETLERİMİZ BLOG İLETİŞİM DANIŞAN
GİRİŞ
.

blog yazılarımız

Yas Süreci
Yas, yaşanan bir kayıptan sonra duyulan keder duygusudur. Kişi yas tutma sürecinde bu kaybını (boşanma, iflas, istifa vb.) ya da ölümü (ölümle gelen kayıplar) protesto eder. Kaybın ardından bu keder duygusunun hissedilmesi normal ve insanidir. Hatta iyileşme sürecinin önemli parçalarından biridir. Kişinin hayatına normal ve sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için yaşadığı kaybın yasını tutması gerekecektir. Yas süreci sonunda insanın kaybı yaşamının bir parçası haline gelecek ve kişi bununla yaşamaya biraz daha uyum sağlamış bir şekilde yoluna devam etmektedir.

Yas süreci, kişinin kaybı ve kaybı ile ilgili duygularını kabullenmek başa çıkabilmek ve bu duygular varken yaşamını sürdürmeyi öğrenmek anlamına gelir. Kısacası fiziksel olarak ayrı kaldığı kişiden psikolojik olarak da ayrılmayı kabullenme sürecidir. Eğer kişi bilinçli olarak yas tutmaktan kaçınırsa bu durum kısa bir süre sonra kişinin çeşitli fiziksel ve ruhsal rahatsızlıklar yaşaması ile sonuçlanabilmektedir. Bu durum bize yas tutma sürecinin normal ve gerekli olduğunu gösterir.

Kaybedilen kişinin kim olduğu, kaybedilen kişi ile ilişkinin niteliği ve kişinin nasıl öldüğü (intihar, doğal kaza vb.) gibi faktörler kişinin yas sürecini etkileyebilir. Bu durum yaşanan keder duygusunun fiziksel, düşünsel veya davranışsal olarak sonuçları üzerinde etkinliğe sahiptir.

Yas tutma süreci genellikle 5 aşama olarak değerlendirilir. (Fakat şunu bilmek gerekir ki insan psikolojisi bu kadar sabit kurallar doğrultusunda işlemeyecek ve sıralaması herkes için aynı olmayacaktır. Bu basamakların benzer ilerlemediği durumlarda kendinizi suçlu hissetmeyiniz)
  1. Şok ve uyuşma: Bu aşamada kişi kaybı ilk kez öğrenir. Kişi ölümün gerçekliği ile kısa bir hissizlik yaşar.
  2. İnanmama ve inkâr: Kişi ölümü/kayıp gerçeğini bir süre reddederek hiçbir şey olmamış gibi davranabilir. Bu tepkiler kişinin kaybını öğrendiği gün ve sonrası durumla kısa bir süre başa çıkmasına yardımcı olur.
  3. Arzu etme: Kaybedilen kişinin geri dönmesi arzu edilir ve beklenir. Yalnızlık ve öfke gibi duygular bu sürecin önemli bir parçasıdır. Yaşanılan öfkenin en büyük sebeplerinden biri kişinin kendisini “neden ben” diye sorgulamasına bağlı olarak gelişir. Ancak bu öfke çevredekiler tarafından kişisel olarak algılanmamalı, bir çeşit duruma uyum sağlama çabası olarak nitelendirilmelidir.
  4. Çaresizlik: Kayıp gerçeğinin kabullenilmesi ve sonuçlarının anlaşılmasıyla hissedilen çaresizlik, yas tutma sürecinin önemli bir parçasıdır. Bu aşamada hissedilen kaygı sonucu iş hayatında ve sosyal ilişkilerde güçlükler yaşanabilir.
  5. Kabullenme ve hayatı düzenleme: Bu dönemde ölüm/kayıp gerçeği artık kabullenilmiştir. Yas tepkilerinin çeşitliliği ve yoğunluğunda azalmalar görülür. Normal yaşam fonksiyonları düzenlenir ve yeni ilişkiler ve projeler için yatırım yapılır.

YAS SÜRECİNİ DAHA SAĞLIKLI SÜRDÜREBİLMEK İÇİN ÖNERİLER
  1. Kaybınızı tek başına yaşamak yerine güvendiğiniz birilerinden destek isteyebilirsiniz. Anlatmak travmaların kabullenilme sürecinin önemli bir basamağıdır. Ancak unutmayın, elbette bu her an yanınızda birini istemeniz gerektiği anlamına gelmez, bazen yalnız kalma ihtiyacınız olması da normaldir.
  2. Yas tepkilerinizle baş edebilmek ve yas sürecini daha kısa bir zamanda tamamlayabilmek için öncelikle fiziksel ihtiyaçlarınıza (uyku, yemek, sağlık) özen göstermeniz gereklidir.
  3. Aileden birini kaybettiğinizde her bir aile üyesi farklı yas tepkileri verebilir. Daha fazla üzmekten kaçınmak ve onları korumak ya da zayıf görünmemek için duygularınızı diğer aile üyeleriyle paylaşmak zor olabilir. Aslında ailece kaybettiğiniz kişi hakkında konuşmak bu kişiyle ilgili hatıraları paylaşmak ailece birbirinizi daha iyi anlamanıza yas sürecini başlatıp tamamlamanıza yardımcı olacaktır.
  4. Yas süreci gidenin ardından konuşmamak değil konuşmaktır, fotoğraflarını kaldırmak değil fotoğrafını görebilmeye dayanmaktır. Dolayısıyla yas sürecinde kaybı olan insanın, kaybı hakkında sık sık konuşmasına ve kaybettiği kişiyi hatırlatan uyaranlarla (fotoğraf, özel, eşyalar) temas etmesine izin verilmesi çok önemlidir.
  5. Daha önce kayıp yaşamış kişilerle konuşmak sizi vereceğiniz olası yas tepkilerine ve sürecine hazırlar. Ancak unutmayın herkes aynı tepkiler vermez ve yas süreci yaşamaz.
  6. Yaşadığınız yas tepkileri ne olursa olsun bunların normal tepkiler olduklarını unutmayın. Bu tepkileri sözel (konuşarak) ya da davranışsal (ağlamak, mezar ziyaretleri) ifade etmeye çalışmak sizi rahatlatacak ve kontrolde olduğunuz duygusunun gelişmesine yardımcı olacaktır. Yazarak ya da resim yaparak duygularınızı ifade etmek de iyi gelebilir.
  7. Kaybettiğiniz kişinin cenaze törenine ve ardından da mezarına gitmek sizi ölüm gerçeğiyle yüzleştirmekle beraber size acınızı yaşamanız ifade etmeniz ve kaybınızla vedalaşabilmeniz için de fırsat sağlar.
  8. Yıldönümleri, doğum günleri, bayramlar gibi özel günler sizin için zor geçebilir. Böyle günlerde sevdiğiniz ve güvende hissettiğiniz yakınlarınızla birlikte olmak zorluğu azaltır.
  9. Kaybettiğiniz kişiyi hatırlatan anlamlı günlerde o kişiyi hatırlatan aktiviteler yapılması zor olsa da uzun dönemde yas sürecini kolaylaştırmaya ve tamamlamaya yardımcı olacaktır.
UZM. PSK. BİLGE GÖKTÜRK - 11-09-2024 15:57:45
  Tümünü Gör Sonraki