ANA SAYFA KURUMSAL UZMANLAR ▼ HİZMETLERİMİZ BLOG İLETİŞİM DANIŞAN
GİRİŞ
.

blog yazılarımız

Çocuk ve Ergenlerde Sınav Kaygısı
Kaygı; bireyin yaşadığı yoğun endişe duygusu, korkular ve karmaşık duygu durumlarından oluşmaktadır. Kişi sanki sürekli kötü bir olay olacakmış gibi bir algıya sahiptir ve bu algı kişiyi güvensiz hissettirmektedir. Yaşadığı bu güvensiz his karşısında birey, duyguyu tanımlamakta zorlanmakta ve yoğun bunaltı altında yaşayarak günlük yaşamına devam etmekte zorlanmasına sebep olmaktadır.

Kaygı, bireyi birçok alanda etkilemektedir. Çocuk ve ergen bireylerde bu en çok kendini sınav kaygısı olarak göstermektedir. Duygularını tanımlamakta ve ifade etmekte güçlük çeken çocuk ve ergenler, yaşadıkları kaygıyı kontrol altına almakta zorlanmaktadırlar ve bu durum akademik başarılarını etkilemektedir.

Sınav kaygısı, çocukluk döneminde oluşmakta ve yaşamın ileriki yıllarında da kendisini göstermekte olan bir duygu durumdur. Ailelerin çocuklarla olan iletişimi, ebeveyn tutumları, ödül-ceza sistemleri, okuldaki sosyal ortamları gibi faktörler, çocuğun akademik başarısını etkileyebilmektedir. Bireyin kendiliğine yönelik algıladığı tehditler, olumsuz değerlendirmeler, sınav kaygısını geliştirmekte önemli bir etken olduğu görülmektedir.

Bireyin yoğun bunaltı yaşamasına sebep olan şeylerden bir tanesi, yaşadıkları olayları yorumlama şeklinden kaynaklanmaktadır. Doğru ve akılcı olmayan yorumlamalar, bireyi endişeye ve karmaşık duygu durumuna sürüklemektedir. Birey düşüncelerini düzenlemekte zorlanmakta, kendine dair inanç geliştirmekte ve gerçekçi olmayan inançların ona hissettirdiği duygularla başa çıkmak durumunda kalmaktadır.

Çocuk veya ergen bireylerde mevcut olan sınav kaygısı, aile tarafından ele alınması gereken başlıca konulardandır. Bireyin içerisinde bulunduğu bu durumun, nörolojik bir bulgu barındırıp barındırılmadığı iyice araştırılmalıdır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlüğü gibi durumlar varsa, psikiyatrist ve psikolog eşliğinde süreç daha sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmektedir. Her şeyin incelendiği ve ele alındığı bir noktada yapılması gereken şey, çocuğun güçlü ve geliştirilebilir yanlarını ele almak olacaktır. Bir yandan kaygının sebepleri araştırılırken, bir yandan da ebeveyn tutumları incelenir ve kaygıya sebebiyet veren durumlar psikolog eşliğinde ele alınarak aile içi düzenleme çalışmaları yapılır.

Çocukta kaygıya sebep olabilecek durumların incelenmesi ve ebeveynler tarafından durumun anlaşılır, empatik bir biçimde ele alınması gerekmektedir. Çocuk veya ergen birey, duygularını ebeveynleriyle paylaşabilmeli ve ebeveyn de kendi duygu ve düşüncelerini dile getirebilmelidir. Çocuk veya ergen bireyin okuldaki ortamı gözlenmeli ve onda kaygıya sebebiyet verebilecek durumlar incelenmelidir. Birey, kendini güçlü olduğu alanda daha da güçlendirerek ve geliştirilebilir alanlarına destek verildiğini gördükçe motivasyonu artar ve kişisel başarısı yükselir.
UZM. KL. PSK. AYÇANUR ŞAVLİK - 07-05-2025 15:45:23
  Tümünü Gör Sonraki