|
Üç yaş döneminde beyindeki konuşma merkezi ile ön lob (mantıklı karar verme ve davranışlarının sonuçlarını öngörme becerilerinden sorumlu) arasında yoğun sinaps (sinir hücrelerinin bağlantı noktaları) oluşumu gözlenir. Konuşma ile beraber bir de çocuğunuz benlik duygusunu geliştirir. Daha çok "BEN YAPACAĞIM" demeye, hissettiklerini anlatabilmeye ve kendini ifade edebilmemeye başlarlar. Ben demeye başladıktan sonra biz demeye başlar. Üç yaşındaki çocuklar bir şeyleri beraber yapmaktan, yapılan işle özdeşleşmekten keyif alır; uyumlu olmaktan da. Ama her zaman değil…
Konuşmaya ve isteklerinin gelişmeye başlaması ile bazı kurallara karşı gelmeye ve "İstemem" diye itiraz etmeye başlarlar. Bu tarz durumlarda çocuğumuzla güç müdahalesi içine girmek ve kurallara uyma beklentisi içinde olmak çocuğunuzun üzerinde baskı hissetmesine ve karşı koymaya daha çok devam etmesine yol açar. Fakat çocuğumuzu kendi haline bırakmanın yelkenleri suya indirmesini sağlayacak bir çare olmadığını da aklınızdan çıkartmayın. Elbette bazı konularda onu tahmin ettiğinden de fazla kendi haline bırakabilirsiniz; fakat sosyalleşme ve sağlıkla ilgili gereklilikler veya çocuğunuzun yaşamının söz konusu olduğu bazı durumlarda onu tamamen kendi haline bırakmayı önermeyiz. Bunun yanı sıra çocuğunuzu kendi haline bırakmak bir şeyleri yapmasına göz yummak demek olmamalı!
Bu gibi istisnai gereklilikler harici çocuğunuz ile inatlaşmadan kendi haline bırakmak yararlıdır. Çünkü karşı çıktığı şey çoğunlukla içerikten ziyade süreçtir. Örneğin; kreşe pijamaları ile gitmek konusunda direen çocuğunuz "Giyin çabuk okula geç kalıyorsun!" diye çıkışmak yerine direnmeyi bırakıp kendi haline bırakmak çoğu zaman çocuğun isteğinden pes etmesine yol açacaktır. Şunu bilmek önemlidir ki; çocuğunuz aslında pantolonu giymeye değil ona bunu söyleyiş şekliniz karşı çıkar veya belki de önce çoraplar giymek istiyordur vb. birçok sebep sürecin bu hale gelmesine etkendir. Çünkü çocuklarımızın bize tuhaf gelen şeylerden motive olma konusunda yaratıcı olduğu açık.
Eğer sizde üç yaşındaki çocuğunuz için “bildiği halde kurallara uymuyor” diyorsanız şuna dikkat etmeliyiz: üç yaşındaki bir çocuk tabii ki basit kuralları anlayabilir ve tekrarlayabilir ancak bu sözlerin davranışları üzerindeki etkileyiciliğinin bir sınırı vardır. Örneğin; siz bir misafirliğe gitmeden çocuğunuzla bu evdeki her şeye dokunmama kuralı hakkında konuşmuş olsanız da çocuklar o ortamdaki her nesneyi dilleri dönüp de sözlü iletişimle ifade edebilir hale geçene kadar elleriyle keşfetmeye devam edeceklerdir. Beyninde misafirliğe giderken anne veya babasının kurallarını anladığını tekrar eden bölge ile bu eyleme geçmemesini söyleyen bölge henüz yeterince bağlantı içinde değildir. Bu da kuralı hatırlayıp davranışa dönüştürmesini oldukça zorlaştırır. Kısacası bu durum onun, inatçı ya da şımarık olmasından kaynaklı değil henüz kuralları eylemleme dökecek beyin bölgelerinin yeteri kadar gelişmemiş olmasından kaynaklıdır. |