|
Öz şefkat kişinin zorluklarla mücadele ederken kendine sunduğu koşulsuz ilgi kabul ve nezaket olarak düşünülebilir. Düşününce sevdiğimiz bir arkadaşımıza küçük bir çocuğa veya savunmasız bir hayvana sunduğumuz kabulü çoğu zaman kendimize sunamadığımızı görmek mümkündür. Öz şefkat kendimizi diğerleri ile kıyaslamayı eleştirel/talepkâr iç sesi veya kendi değerini başkalarının onayı üzerinden belirlemeyi kapsamaz. Öz şefkat kişinin zorluklar karşısında kendini gözlemlemesi duygularını tanıması kendi kendine gereksinimlerini sorması ve belki de bu gereksinimleri nasıl karşılayabileceğini araştırmasından geçer. Tıpkı küçük bir çocuğun duygularını düzenlemeye yardımcı olur gibi…
Bu doğrultuda öz şefkat iç ana bileşenden oluşmaktadır. Bunlar; - İnsanlık Hali: Ortak insanlık hali insanların zaman zaman hata yapabileceklerini ya da yetersiz olabileceğini kabullenmek olarak tanımlanır. İstek ve hedeflere ulaşamamak ya da hayal kırıkları dünyadaki hemen her bir birey tarafından yaşanan insani tecrübelerdir. Ancak çoğu zaman insanlar başarısızlık yaşadıklarında ya da başarısız hissettiklerinde bunun yalnızca kendi başlarına gelen bir tecrübe olduğu ya da kusurlu oldukları yanlış kanısını taşımaktadırlar ve bu yüzden kendilerini çevrelerinden ilişkilerinden izole etme eğilimi taşımaktadırlar. Kendileriyle ilgili yanlış bir şey olduğu algısı kişilere yalnızlaşmış soyutlanmış hissettirir ve hissettikleri acıyı arttırır. Ancak zor yaşam koşulları herkes tarafından paylaşılan insani bir tecrübe olarak çerçevelendirildiğinde kişi acı çekerken başkalarından uzaklaşmak yerine sosyal hayata entegre kalabilir.
- Öz-nezaket: Kişinin kendisine karşı nazik olması hataları veya yetersizlikleri karşısında yargılayıcı olmaktansa anlayışlı ve yumuşak bir tutumla kabullenilmesidir. Zorlanmalar karşısında kişinin kendi gereksinimlerini tanıması ve kendini duygusal olarak rahatlatmaya çalışması olarak ifade edilebilmektedir.
- Bilinçli Farkındalık(mindfulness): Bilinçli farkındalık kişinin yaşadığı negatif duyguları ya da düşünceleri yargılamadan bastırmadan ve reddetmeden açık bir zihinle kabul etmesidir. Araştırmacılar bilinçli farkındalığın pek çok sebepten öz-şefkatin ana bileşenlerinden biri olduğunu vurgulamıştır. Öncelikle kendimizi şefkatle kucaklayabilmek için önce acı verici tecrübelerimize dikkatimizi vermemiz gerekir. Çoğunlukla kişilere acı veren şey kendilerine yönelttikleri acı eleştirilerdir. Yargılayıcı olmamak acıyı azaltır ve bu negatif düşüncelerin farkında olmak sorunla gereğinden fazla özdeşleşmeyi engeller. Negatif duygu ve düşüncelerin denge ve sükûnetle karşılanabilmesi için zihinsel bir farkındalık gerekir.
|