ANA SAYFA KURUMSAL UZMANLAR ▼ HİZMETLERİMİZ BLOG İLETİŞİM DANIŞAN
GİRİŞ
.

blog yazılarımız

Kaygı ve Kaygı İle Baş Etme Yolları
Kaygı,  kişinin hissettiği zorlanma gerilme ve baskı anlamına gelmektedir. Bu anlamda günlük yaşamın doğal akışında hissedilmesi muhtemel duygulardan biridir. Ebeveyn olarak beklentilerinizi karşılarken iş hayatınızda,  aile/akran ilişkilerinizde stres yaşamak normaldir. Bu nedenle kaygı yönetme becerilerine bakmadan önce normal olmayanın kaygıyı yaşamak olması değil, kaygının düzeyi olduğuna değinmek gerekmektedir. Hafif düzeyde kaygı kişiyi motive eder,  harekete geçirir,  enerji verir ve kişinin kendisini geliştirmesine yol açar. Ancak kaygı düzeyinin yüksek olduğu durumlarda kişinin verimliliği düşer odaklanmakta zorlanır hayattan aldığı keyifte azalmalar başlar ve ilişkilerinde sorunlar yaşamasına yol açar. Dolayısıyla önemli olan kaygı hissetmek değil kaygının düzeyinin artması denebilir.

Kaygının varlığı nasıl anlaşılır?
  1. Duygusal Belirtiler: Endişe, sıkıntı hissi, korku duyma, çabuk ürkme kendini yetersiz/değersiz/güvende değilmiş gibi hissetme aşırı alınganlık, sinirlilik hali şeklinde ifade edilebilir.
  2. Düşünsel Belirtiler: Özgüven eksikliği, unutkanlık, karamsarlık, gelecek ile ilgili olumsuz inanışlar zihnin sürekli dolu olması hissi dikkati toparlamakta zorlanma şeklinde ifade edilebilir.
  3. Davranışsal Belirtiler: Kara almakta zorlanma, kekeleme/konuşma zorluğu, aşırı yüksek sesli gülme veya ani sinirlenme nedensiz ağlama sonuçlarını düşünmeden hareket etme diş gıcırdatma, sigara, alkol kullanımında ani artış şeklinde ifade edilebilir.
  4. Bedensel Belirtiler: Aşırı terleme, kalp atım hızında artış, boğaz/ağız kuruluğu, çabuk yorulma, sürekli uyumak isteme, bağırsak problemleri, mide ağrısı/sancısı/bulantısı bedende bir nedene bağlı olmayan ağrılar iştahta değişiklikler şeklinde ifade edilebilir.

Kaygımla nasıl başa çıkabilirim?
  1. Zaman Yönetimi: Kendi kapasitesine ve kişilik özelliklerine uygun zaman yönetme programları geliştirme konusunda başarılı olan kişilerin potansiyellerini açığa çıkarmasının daha muhtemel olduğu bilinmektedir. Bu sebeple zaman yönetimini kişisel ihtiyaçlarımıza göre planlama becerisi kaygı düzeylerimizi dengeleme hususunda oldukça işlevseldir. Örneğin yağmur nedeniyle planlanan yürüyüş yapılamayacaksa odada egzersiz yapmak gibi alternatifleri belirlemek.
  2. Aşırı Genellemeden Kaçınması: Tek bir olaydan hareketle zihnin bütüne yönelik olumsuz çıkarımlar yapması aşırı genelleme olarak ifade edilmektedir. Aşırı genelleme zihnimizin zorluklarla baş etmek için uyguladığı yanlış bir baş etme stratejisidir. Örneğin bu sınavım kötü geçti bu sene sınıfı geçemeyeceğim gibi düşünce stilleridir. Oysa işlevsel düşünce şekli bu sınavım kötü geçti ama diğer sınavlara daha iyi hazırlanabilirim şeklinde olmalıdır.
  3. Kişilerarası İlişkileri Geliştirme: Kaygı yaratan durumlara maruz kaldığımızda sağlıklı ilişkilerin desteğinin süreci desteklediği bilinmektedir. Eğer stresimizin kaynağı kişilerarası bir ilişkiden kaynaklıysa yapıcı tartışma yollarına başvurmak kaygı yönetmemizi kolaylaştırmaktadır.
  4. Sosyal Etkinliklere Katılma: Rutinlerimiz dışında bizi verimli ve başarılı hissettiren aktivitelerden destek almak yeni bir şeyler denemeye çalışmak ve sosyalleşmek kaygıdan uzaklaşmamız için destekleyici olabilmektedir.
  5. Dengeli Beslenme ve Bedensel Aktivite: Çay kahve kakao asitli içecekler gibi bazı besinler uyanıklık ve gerginliği arttıracağı için stresi arttırıcı etkilere sahiptir.  Bedensel aktivite ise tam aksine hem keyif verici olması hem de beyindeki hormonların/enzimlerin salgılanmasını dengelediği için kaygıyı dengeleyici olabilmektedir. Bu nedenle kaygı ile baş etme sürecinde beden sağlığımıza önem vermek önemli faktörlerden biridir.
  6. Zihne Vakit Ayırmak: Duygular bedenimizin en önemli sinyalleridir. İçeride bir sıkıntı olduğunu bize işaret eder. “Neye ihtiyacım var? Nasıl hissediyorum? Ne düşünüyorum? Ne yapmak bana iyi gelebilir?” gibi içsel konuşmalar veya gevşeme egzersizleri gibi destekleyici çalışmalar yapmak kendimizi tanıma ve kaygı yönetme sürecimiz için iyileştirici olabilmektedir.

Kaygımızla başa çıkma sürecinde kişinin bireysel deneyimleri düşünceleri duyguları yaşadığı olayı nasıl yorumladığı ve nasıl yaşadığı oldukça önemlidir. Yukarıda bahsedilen baş etme yollarını denemenize rağmen kaygının duygusal düşünsel davranışsal veya bedensel belirtilerini kendinizde gözlemlemeye devam ediyorsanız veya başa çıkmak güçleşiyorsa bireysel psikolojik danışmanlık sürecinden geçmeniz önerilmektedir.
UZM. PSK. BİLGE GÖKTÜRK - 30-10-2024 14:36:10
  Tümünü Gör Sonraki