|
Kişilerin ilişki içinde kendi cephelerinde yaşadıkları sorunları bir çift olarak konuşabilmeleri, tartışabilmeleri ve anlaşamadıkları konusunda bile anlaşabilmeleri aslında o evliliğin hala yaşadığının ve nabzının hala vurduğunun göstergesidir. Bünyede can vardır sadece belirli konularda bünye hassaslaşmış ve düğüm olmuştur.
Eğer çift olarak tedaviye geliniyorsa bu iyi bir temelin varolduğunu göstermektedir. Belki bu temelin üstüne bina yanlış çıkılmıştır. Belirli tuğlaların hatta duvarların yerlerinin değişmesi gerekiyordur. İşte evlilik terapisti, kişilerle beraber her tuğlanın yerini tek tek tartışır ve aslında evliliğin asıl su alan yerini kişilere çoğunlukla sürpriz bir şekilde fark ettirir.
Mit kaynağı kanıtlanabilir olmayan fakat doğayı adetleri ya da alışkanlıkları açıklayan geleneksel bir düşünce olarak yayılan populer bir masaldır. Terapi sürecine giren miti temelsiz düşünceleri sürdürdüğü ya da çift üyelerini ve bizi gerçek konulardan uzaklaştırdığı için eleştiririz.
Çiftler yaşamlarını ve ilişkilerini daha işlevsel hale getirmek için terapi desteği alırlar. Eğer başlangıç varsayımları hatalı düşüncelere dayalıysa kaçınılmaz olarak birlikte çalışma ve başetme yetenekleri ile çatışan kötü durumlarla karşılaşırlar. ‘’Yargıç olarak terapist’’ Zihinleri karşılıklı hata bulma ve evliliklerindeki hoşnutsuzluktan en fazla sorumlu olan tarafı araştırma ile meşgul olan çiftler terapistleri yargıç olarak görürler. Halbuki bu mitin aksine terapistin odak noktası objektif bir şekilde "sadece" ilişkinin yararını gözetmek olacaktır.
‘’Bize ne yapacağımızı anlatacağı için terapiste gidiyoruz.’’ Bir terapist çifte önemli bir konu ya da geçmişe ait dinamikler üzerinde derinlemesine düşünmelerini kolaylaştıran bir rehber, çiftin iletişiminde tarafsızlık ve dengeyi sürdürecek bir hakem, zorlandıkları sürece konuşabilecekleri empatik bir insan gibi birçok imgeyi paylaşabilir. Terapist talimatlar veren neyin doğru neyin yanlış olduğunu iddia eden bir rolde değildir. ‘’Terapi sürecinin başarısı terapistin yeteneğine bağlıdır.’’ Terapistin becerileri ve yetkinliği elbette terapinin başarısı için kilit unsurlardan biridir. Fakat terapi sürecindeki hamlelerin sorumluluğu bütün katılımcılara aittir.
‘’Kadın veya erkek; evli veya bekar bir terapist benimle daha empatik bir ilişki kuracaktır.’’ Hangi cinsiyette ve medeni halde olursa olsun yetkin bir terapist iki eşe karşı da adil olmayı ve dengeyi korumayı başarabilir.
‘’Bu ilişki kurtarılır mı?’’ Çiftler bazen evliliğin sıkıntılı olduğunu itiraf etmeyi ilişkinin yardım edilemez ve onarılamaz olduğunu kabul etmekle eş sayarlar. Bu inanç, zamanla kendini gerçekleştiren kehanete dönüşebilir ve çiftler terapi sürecini sonlandırabilir.
‘’Eşin/Partnerin iyileştirilmesi ‘’ Bazen çiftler "terapist benim eşimi düzeltecek " beklentisiyle terapiye gelebilirler. Burada bilinmesi gereken, ilişkiye ait mevcut problemin ve çözümün sorumluluğunu her iki kişinin de üstlenmesi gerektiğidir.
‘’Terapi süreci bir kez başladı mı asla bitmez.’’ Terapi süreci birkaç seanstan birkaç yıla kadar sürebilir. Danışanın hedeflerine ulaşması amaçlanırken sürece katkıda bulunmak görüşme sıklığını belirlemek ve süreci sonlandırmak terapist ve danışanın ortak sorumluluk unsurlarındaan biridir.
‘’Korkarım biz konuşacağımız her şeyi konuşuyor olacağız ve terapist sadece dinleyecek.’’ Terapistiniz yalnızca sizin kendi doğrularınızı bulmanıza ve en doğru kararları vermenize yardımcı olan kişidir. Bu sebeple ağırlıklı olarak yargısız bir dinleyici ve doğru sorularla yolunuzu aydınlatan bir fener rolü üstlenir. |